Okullardan ‘iyi örnek’ projeler

İstanbul Kağıthane’de bulunan T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivleri Külliyesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı eğitimde sürdürülebilir öğrenmenin ve öğrenme olanaklarının çoğaltılmasına vurgu yaparak şunları söyledi:

ÖĞRETMENİN YERİ DOLDURULAMAZ
“İyi örnek çalışmaları birbiriyle etkileşim halinde olan öğretmenlerimiz açısından çok değerli. Bu uygulamaların özellikle hayata geçmesi bizzat sınıfta hayat bulması çok değerli. Dünya eğitimde öğretmen öznesinin yerine geçebilecek bir şey var mı diye tartışıyor. Makine öğrenmesi, bireysel öğrenmeler veya dijital öğrenmenin farklı boyutları sürekli olarak eğitim camiasında tartışılıyor. Ama hep gelinen nokta şu; öğretmenin yerine geçebilecek herhangi bir temel unsur yok. Öğretmeni bu kadar temel hale getiren, bizzat sınıf içerisindeki öğrenmeye ilişkin hakimiyeti, kullandığı yöntem ve teknikler. Öğretmenin öğrenciyle kuracağı iletişim, göz göze temas, yürek yüreğe temas, onu vazgeçilmez kılıyor. Diğer yandan öğrenmeyi sürdürülebilir kılmamız ve öğrenme olanaklarını çoğaltmamız gerekiyor. Bu olanaklardan bir tanesini bugün burada birlikte kurmaya çalıştık.”

DİKKAT ÇEKEN PROJELER
Tuğba Zorağa (Borusan Oto Zehra- Nurhan Kocabıyık Ortaokulu öğretmeni): ‘Yağmur suyu avcıları’ projemizde, okulun çatısından boşa akan yağmur sularını görüp, depolayarak kullanıma sunmak için çalıştık 25 litre isimli bir belgeseli izleyerek projeye başladık. Yağmur sularının giderden akıp gitmemesi için depolamayı düşündük. Varillerle bir düzenek kurduk. Sürdürülebilir bir proje olması nedeniyle iddialıyız.

Hayat Halis (8’inci sınıf): Dünyada ve ülkemizde su kıtlığının eşiğindeyiz. Kaybolan bir litre su bile çok kıymetli. Şimdi elimizde bulunan 2 adet 50 litrelik varille o suları topluyoruz ve hem hayvanlarımız için hem de bitkilerimiz için kullanıyoruz.
Melis Demirel (8’inci sınıf): Kendi neslim için ve gelecek nesil için birilerinin bir şeyler yapması gerekiyor ben de katkıda bulunduğum için çok mutluyum.
Nesime Erberk (Nişantepe Anaokulu öğretmeni): ‘Doğa günlüğümü ailemle yazıyorum adlı projemizde çocuklarla haftada bir gün ormanlık alana gidiyoruz ve bu projeye ayda bir veliler de katılıyor. Burada doğa içinde öğrenmeyi sağladık. Belirlediğimiz etkinlikler doğrultusunda uyguladığımız programın ardından çocuklar evlerine götürdükleri doğa etkinliklerini defterlerine yazdı.

Gökçe Bozkurt (Anadolu Adalet Sarayı Anaokulu öğretmeni): ‘Aramızda Engel Yok’ projemizde engelli bireyler hakkında farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Duyma ve görme engelli bireyleri anlamak için çocuklar kendi yaptıkları göz bantlarıyla gözlerini kapatarak belirlenen çizgileri takip etmeye ve resim yapmaya çalıştı. Aynı şekilde kulaklıklarla birbirlerini duymadan anlatımlar yaptılar.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.